HABER KIBRIS

ad

Elektrikte artık kutunun dışında düşünmek zorundayız

ads
15/01/2019

ads

Birikim Özgür


Enerji sektörü dünyada çok hızlı değişiyor.

Bilhassa yenilenebilir enerji alanında müthiş gelişmeler var.

küresel düzeyde Araştırma-Geliştirme (AR-GE) faaliyetleri için milyarlarca dolarlık kaynak ayrılıyor.

Bu süreç dünyamızda üretilen enerji miktarını bollaştırıyor.

Buna bağlı olarak da enerji fiyatları düşüyor.

Daha rekabetçi ve daha temiz bir enerji piyasası oluşuyor.

Fosil yakıtla enerji üretimine yoğunlaşmış ve dünyadaki gelişmeleri takip etmekte zorlanan firmaların sektördeki hâkimiyeti tehdit altındadır.

Bu firmalar tıpkı silah üreticileri gibi hâkimiyetlerini yitirmemek için her türlü yönteme başvuruyor.

Politikacıların, gazetecilerin ve dünyadaki değişimleri yeterince izlemeden eski birtakım politikaları savunmayı ideolojik-duruş gibi lanse etmeye çalışan fırsatçıların zafiyetleri tepe tepe kullanılıyor.

Örneğin ABD’de Trump’ın başkanlığı döneminde Beyaz Saray enerji politikalarını koordine etmekte ciddi zorluklar yaşıyor.

ABD bu dönemde yeşil enerjiden uzaklaşıyor.

Meksika sınırına kamu bütçesi ile duvar yapacak diye devleti kilitleyen Trump yenilenebilir enerji için ayrılan bütçenin dörtte üç oranında azaltılmasını önerebiliyor.

“KIBTEK tekeli tanrı kelamı değildir” başlıklı bir önceki yazımda “kutunun dışında düşünmek” diye tabir ettiğim husus budur.

Kendi koşullarımızı önemserken dünyada olup bitenleri de göz önünde bulundurarak geleceği planlamak mecburiyetindeyiz.

Enerjideki değişimin odağında daha rekabetçi, daha az maliyetli ve daha temiz bir piyasa oluşturmak var.

Biz de vizyonumuzu netleştirmek mecburiyetindeyiz.

Tıpkı Kıbrıslı Rumların yaptığı gibi…

Onlar yenilebilir enerji kullanımını artırırken aynı zamanda fiyatları düşürmek, enerjide rekabeti artırmak ve küresel enerji ticaretine dahil olmak için çok somut politikalar uyguluyor.

Onlar da bir ada ülkesi olmanın dezavantajlarını yaşamakla birlikte sektördeki müthiş teknolojik gelişmelerden yararlanarak izole sistem olgusunu aşmak adına somut projeler üzerinde çalışıyorlar.

Kıbrıs Enerji Düzenleme Kurumu Başkanı Andreas Poulikkas “çabamız tüketiciler için fiyatları azaltmaktır” diyor.

Dört dağıtım firmasına lisans sağlayarak rekabet koşullarını oluşturduklarına vurgu yapıyor.

Bu dağıtım firmalarının devlet tarafından işletilen Kıbrıs Elektrik Kurumu’nun tekeline meydan okuyacağını ifade ederek, “Ne kadar çok sağlayıcı olursa tüketiciler için o kadar iyi” vurgusu yapıyor.

Biz de artık 2 milyarı aşan KIBTEK bütçesinden rant sağlayan, beslenen ya da beslenenlerin siyasi desteğini arkasında tutmak için tartışmalara müdahil olan lobicileri yenmek ve ilerici tarzda bir siyasi süreci ete kemiğe büründürmek üzere hapsedildiğimiz kutunun dışında düşünmek mecburiyetindeyiz.

Geçmişten günümüze bu çabayı zayıflatmak için son derece çirkin metotlarla saldırılar gerçekleştirildi.

Çeşitli itibarsızlaştırma, karalama, çamur atma, insanların haysiyetiyle oynama ve bilumum metotlarla mevcut yapı korundu.

Eski ekibe şimdi Halkın Partisi de katıldı.

Memleketi temizlemek üzere halktan yetki isteyen Halkın Partisi’nin KIBTEK Yönetim Kurulu’na atadığı üye eski ekiple yekvücut olmuş, sağa sola çamur atıyor.

Ana muhalefet partisinin genel başkanına hitaben “kılavuzu karga olanın burnu …” tarzında cümleler kurup altına KIBTEK YK Üyesi diye imza atıyor.

Bir önceki yazımdaki fikirlerden hoşlanmamış olacak ki bana da sosyal medya üzerinden demokratik teamüllerin dışında bir yanıt verdi.

Bu aşamada hükümet kutuda delikler açmayı görev bilip somut adımlar atmak durumundadır.

Aksi takdirde Yusuf Avcıoğlu’nun eylemleri ile sınırlı bir enerji politikası yürüttüğü izlenimi ağır basacaktır.

Her şeyden önce elektrik alanını lobicilerin değil halkın seçtiği insanların yöneteceği bir yasal düzenlemeye gidilmelidir.

Enerji Dairesinin kurulması bu nedenle bana göre şeytanın bacağını kıracak olan en kritik adımdır.

Maliyetleri düşürmek ise maalesef öyle hemen olabilecek bir şey değildir.

Mazi hatalarla dolu olduğu için ciddi zaman kayıpları yaşanmıştır ancak bugün doğru vizyonla gerekli reformları başlatırsak yarın ikinci gün olacaktır.

Mevcut maliyetleri yükselten haliyle KIBTEK’in daha da büyümesinin çok ciddi sakıncaları vardır.

Uluslararası elektrik ticaretine orta ve uzun vadede dahil olacağımız öngörüsü ile de çelişmeden kısa vadede arz güvenliği ile ilgili yeni yatırımlara gidilecekse bu sakınca göz ardı edilmemelidir.

Enerjiden sorumlu bakanlığın alternatif senaryoları çok iyi çalışması gerekiyor.

Kısa vadede değerlendirilebilecek alternatifler şunlar olabilir:

1) KIBTEK’in dört motor yatırımı yaparak doğal gaz kullanımına geçmesi

2) KIBTEK’in depolamalı yenilenebilir enerji yatırımı yapması

3) Üretim lisansı olan AKSA’nın üretim kapasitesini artırmasına izin verilmesi

4) Üretimde üçüncü oyuncuya depolamalı yenilenebilir enerji üretim lisansı verilmesi.

1) Arz güvenliği, 2) maliyet uygunluğu, 3) çevre ve 4) orta vadede tamamlanması öngörülen enterkonnekte projesine etkileri bakımından alternatif senaryoların değerlendirilip puanlanması ve en iyi yatırım modelinin ortaya çıkarılması gerekir ki 2020 yılında elektrik kesintileri yaşamayalım.

Lobiye açık mesajım şudur:

Ne kadar çamur atarsanız atın, yenilmeye mahkûmsunuz.

Bugün değilse yarın, yarın değilse bir sonraki gün.

Çünkü dünya artık daha uygun maliyetli, daha temiz ve daha rekabetçi bir enerji piyasasına odaklanmıştır ve Trump bile bunun karşısında duramayacaktır.

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Birikim Özgür, haber, kıbrıs, Elektrikte artık kutunun dışında düşünmek zorundayız
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.