Ekonomik Paketin Finansman Kaynakları da Mutlaka Açıklanmalı

ads
ads
19/06/2020

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


Belli ki önümüzdeki günlerde Hükûmet ikinci ekonomik paketi açıklayacak.

SIFIR GÜVEN sorunu hala ülkenin ana gündemi…

Sınır kapılarına ilişkin kuralların gevşetilerek ekonomik faaliyetlerin yeniden ivmelenmesi ve sağlıkta test – takip - tedavi üçgeninin eksiksiz uygulanması bekleniyor.

Ancak herkesin kafasında aynı soru var:

Kendi koyduğu kuralları çiğneyen bakanlar görevdeyken Hükûmetin bilhassa sağlıktaki uygulamalarına nasıl güveneceğiz, ekonomik faaliyetlerin ivmelenmesini nasıl sağlayacağız?

SIFIR GÜVEN siyasi bir sorun…

Son haberlere göre Hükûmet bu sorunu aşmak için kabinede değişikliğe gidiyor.

Ekonomik faaliyetlerin yeniden başlamasının mı sağlımızın korunmasının mı daha önemli olduğu konusunda toplumun kamplara bölünmesini ve sürecin hiç yönetilemez bir hal almasını kimse arzulamıyor.

Toplumsal fayda gözetilecekse olumsuzlukları ya da eksiklikleri görmek, eleştirmek ve olması gerekenlere ilişkin somut öneriler paylaşmak en doğrusu…

SIFIR GÜVEN sorununa yapılacak siyasi müdahalenin hemen ardından Hükûmet ilk iş sağlıkta test-takip-tedavi kapsamında yaptığı ve yapacağı yatırımları ve hazırladığı prosedürleri kamuoyu ile paylaşmalıdır.

Bilim insanlarının onaylayacağı bir kapasite ortaya konmalıdır.

Sağlığımızın pamuk ipliğine bağlı olmadığına dair güven duygusu geliştirmelidir.

Gelelim ekonomiye…

Gerçek şu ki ekonomiden biraz anlayan herkes Hükûmete bu başlıkta da geçer not vermiyor.

Çünkü birinci pakette açıklanan destekler tam manasıyla yürürlüğe sokulamadı.

“Reel sektörü desteklemek adına ayrılan kaynak tutarı toplamda 750 milyon TL olacaktır” denildiği halde bunun harcama kalemleri ile finansman kaynakları gelişmiş ülkelerde olduğu gibi kalem kalem açıklanmadı.

Hükûmetin performansını ölçmek mümkün olamadı.

İş neticede sokağa taştı.

Dahası, resmi olarak açıklanmasa da mevzubahis 750 milyon TL’nin üçte birinden fazlasının TMSF kaynaklarından oluşacağı biliniyordu.

264 milyon TL tutarındaki bu kaynak reel sektörü desteklemek için değil bütçede kriz öncesinde öngörülen ve kriz göz ardı edilerek yeniden düzenlenmeyen rutin harcama kalemlerinin finansmanında değerlendirildi.

Bu yetmedi, Türkiye’den sağlanan kredi desteği de doğrudan bütçedeki harcama kalemlerinin finansmanında değerlendirildi.

Bu da yetmedi, pahalılıkla mücadeleden vazgeçmek pahasına yine bütçedeki harcama kalemlerinin finansmanı uğruna akaryakıta ortalama yüzde 9 zam yapıldı ki bu tam manasıyla “altta kalanın boynu kopsun” kabilinden bir tercih oldu.

Yani reel sektöre vaat edilen desteklerden vazgeçilerek finansman kaynakları “bakanlara, milletvekillerine, bürokratlara, müşavirlere 3 ay boyunca 1,5 katı maaş” uygulaması kapsamında değerlendirildi.

Birinci paketteki muğlaklıklar, uygulamadaki yavaşlıklar ve yanlış öncelikler nedeniyle SIFIR GÜVEN sorunu sadece ekonomi alanında da hissedildi.

Ekonomideki SIFIR GÜVEN sorununu aşmak için kabine değişikliği gibi siyasi müdahalelere değil ikinci paketin alabildiğine somut ve ciddi bir paket olarak kamuoyu ile paylaşılmasına ihtiyaç var.

Bu nedenle açıklanacak paketin nasıl finanse edileceğinin çok somut bir biçimde kamuoyu ile paylaşılması büyük önem taşıyor.

Nasıl ki kriz öncesinde hazırlanan bütçedeki harcamaların hiç kriz yaşanmamış ve devletin vergi gelirleri hiç azalmamış gibi aynen gerçekleşeceğine dair mesajlar finansman kaynaklarının net bir biçimde herkesin gözüne sokulması suretiyle alabildiğine somuttu, reel sektörün çökmemesi için açıklanacak paketin de finansman kaynaklarına ilişkin alabildiğine somut mesajlar verilmesi gerekiyor.

İkinci ekonomik paket;

Ya somut finansman kaynaklarıyla birlikte açıklanarak SIFIR GÜVEN sorununun aşılmasına da katkı sağlayan önemli bir açılım olacak;

Ya da bu sorunu pekiştiren ve Hükûmetin sıfırı tüketmesine yol açan büyük bir fiyaskoya dönüşecek.

Umarım Hükûmet en azından bu öneriyi dikkate alır ve ikinci paket fiyaskoya dönüşmez, ekonomik sektörlerimizin dayanma gücü artar.

Çünkü SIFIR GÜVEN sorununa sebep olan vakalar o kadar gerçek ve zarar verici oldu ki Hükûmet değiştikten sonra gelecek yeni Hükûmetin yönetebilecek bir sistem bulup bulamayacağı dahi hızla şüphe kaldırır bir şeye dönüşüyor.

19/06/2020 09:01
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.