Hükümet ekonomik krizi de yönetmek zorunda

ads
ads
20/03/2020

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


Sağlık krizi ekonomik ve mali yönleriyle büyümeye devam ediyor.

Hükümet bir yandan sağlık-odaklı tedbirleri uygularken diğer yandan da ekonomik ve mali tedbirlere de yoğunlaşmak zorunda.

Son bir hafta içerisinde hükümetin süreci iyi yönetemeyebileceğine dair alametler belirdi.

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Sucuoğlu bir televizyon programında “acı reçete şart” babında konuşarak ay sonu kamuda maaşların ödenemeyeceğini açıkladı.

Bu açıklamayla hükümet de toplum da sarsıldı.

Maliye Bakanı Amcaoğlu durumu toparlayabilmek için akla karayı seçti.

Dün KKTC Bankalar Birliği birtakım kararlar açıkladı.

Hemen akabinde Ekonomi ve Enerji Bakanı Hasan Taçoy bu kararları sanki hükümetin kararlarıymış gibi kamuoyuna duyurdu.

Bugün Cumhuriyet Meclisi Ekonomi Maliye Bütçe ve Plan Komitesi Başkanı Sunat Atun dikkatlerden kaçmayan bir sosyal medya paylaşımıyla hükümeti eleştirdi.

Kıbrıs Gazetesinde yayınlanan başyazıyı tarihi olarak nitelendiren Atun bu yazının içinden önemli bir alıntı paylaştı:

“Hükümet yol gösterici olamadı, görüş koyamadı. Bankaların bazı kararlar alması ve hükümetin kararı gibi aktarılması istendi. Tezgâhı açık olan, kapalı olanın halinden anlamıyor. Hükümet, reçeteyi kendi yazmayı beceremediği sürece sıkıntı sürecek”.

Sunat Atun’un bu paylaşımı güçler ayrılığı ilkesine göre aslında demokrasimize çok yerinde bir katkı gibi de değerlendirilebilir.

Yasama organındaki ilgili komitenin başkanı yürütmeye uyarıda bulunuyor.

Ancak hemen herkes Sunat Atun’un bakan olamadığı için hükümete her fırsatta muhalefet ettiğini düşünüyor ve uyarılarını daha ziyade UBP’deki liderlik sorununa yoruyor.

Günün ilerleyen saatlerinde yine Ekonomi ve Enerji Bakanı Taçoy’dan bir başka açıklama geldi.

Hasan Taçoy KIBTEK’in tedbir paketi açıklayacağını duyurdu.

Yaptığı hesaba göre KIBTEK’in ayda 6 milyon TL’den feragat edebileceği üzerinde durdu.

KIBTEK sayın bakanın talebi doğrultusunda çalışacak(mış) ve hazırlanacak öneri Bakanlar Kuruluna sunulacak(mış).

Görüldüğü üzere ekonomik sıkıntılar üzerimize geldikçe canı yananlara pansuman olabilmek için ilgili bakanlar çıkıp televizyon ekranlarında bir şeyler söylemeye çalışıyor.

Çalışma yaşamıyla ilgili mesajlar maliye kurmaylarını zorda bırakabiliyor; ekonomiyle ilgili eleştiriler henüz tamamlanmamış çalışmaları alelacele duyurma telaşına yol açabiliyor.

Tüm bunlar yetmezmiş gibi Cumhurbaşkanı da görev süresini aşan popülist açıklamalarla sosyal medyada “like” toplama derdindeymiş gibi bir görüntüye sebebiyet veriyor.

Cumhurbaşkanının açıklamalarına Başbakan “bunlar zaten ekonomik tedbirler arasında yer alacak” diyerek yanıt vermeye çalışıyor.

Pek çok ülke krizle mücadele kapsamında ayırdığı kaynağı ve yapılacaklarını açıklarken bizde hükümet geciktikçe gecikiyor.

Bütçedeki bazı kalemlerin ek ödenekler kalemine aktarıldığı yönündeki açıklama da bu çerçevede yorumlanabilir.

Tüm bu olup bitenler halkta tedirginliğe sebep oluyor.

Belli ki bir çaba var ama bütünlüklü bir paket açıklanmadığı sürece her kafadan bir ses çıkmaya da devam edecek.

Sağlık alanında Avrupa ülkelerinden bile çok önce gerekli tedbirleri alabilen hükümet işin ekonomi ve maliye bacağında bocalıyor.

Kuşkusuz hükümet açısından en büyük zorluk finansmandır.

Başbakan “biz Güney kadar zengin değiliz” diyor ama mücbir sebeplerle duran KKTC ekonomisinin kendi kaderine terk edilemeyeceğini de biliyor.

Burada maharet bir yandan kısa ve orta vadede işletmeler ve özel sektör çalışanlarına sunulacak destekleri somutlaştırırken diğer yandan da bu kurtarma paketinin finansmanını yaratmak.

Bu finansmanı yaratırken geri ödemesi de planlamak.

Finansmanın geri ödeme planı kapsamında ne gibi kalıcı yapısal düzenlemelere gidileceğini de netleştirmek.

Zira yapılması gereken krizi ötelemek değil dibi gördüğümüz bu aşamada temiz bir beyaz sayfa açıp Kıbrıs Türk halkına güçlü bir ekonomi armağan etmektir.

Bütçeyle ilgili “tam takır kuru bakır” algısının hâkim olduğu koşullarda açıklanacak paketin güven telkin edebilmesi için hükümetin paket kapsamında finansman-gider dengesini de net olarak ortaya koyması gerekecek.

Herkesin elini eşit şekilde taşın altına koymaya hazır olduğu bir süreçten geçiyoruz.

Başbakan bir taslak metin hazırlayıp başta muhalefet partileri olmak üzere tüm ilgili kesimlerle bir araya gelip bu paket üzerinde ortak bir çalışma yürütülmesini sağlarsa en doğrusunu yapmış olacak.

20/03/2020 16:14
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür, kktc, kıbrıs haberler, yazar, Hükümet ekonomik krizi de yönetmek zorunda
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.