ad

Geleceğe ait bir kaynağı günübirlik harcamalar için kullanmak topluma Rus ruleti oynatmak gibi…

ads
28/02/2019

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


Hükümet cari harcamaları için borçlanma kararı almış.

Sosyal ve Ekonomik Konsey toplantısında yapılan “değişim” vurgusu ile bu karar arasındaki çelişki hemen göze çarpıyor.

Şöyle ki;

Son krize kadar değişim için mali disiplin ve acı reçete içermeyen birtakım yapısal reformlar yeterli olabilirdi.

Krizin ardından birtakım acı reçetelerin gündeme getirilmesi şart oldu.

Sistemi düze çıkarabilmek için halkın bir bölümünü rahatsız edebilecek bazı kararlar üretilmesi gerekiyor.

Bu durumun bir benzerini 2009 sonrası süreçte yaşamıştık.

Kamuya giriş maaşları düşürülmüştü.

Eşel mobil uygulaması dondurulmuştu.

Mali disiplin enstrümanıyla kamu harcamalarındaki artış bir nebze de olsa dizginlenmiş ve enflasyon oranı seviyelerinde tutulabilmişti.

Ancak şimdi enflasyon oranı o kadar yüksek ki mali disiplin enstrümanı tek başına yeterli olamıyor.

Kaldı ki zaten o konuda da 2016 yılından itibaren rehavet dönemine girildi.

Kamunun cari harcamalarında birtakım ek mükellefiyetler yaratıldı.

Özelleştirme Yasası kapsamında kamu çalışanlarına, öğretmenlere ve sağlık çalışanlarına hiçbir yapısal reformla ilişkilendirmeksizin ilave ödemeler gündeme getirildi.

Kamu gelirlerindeki artış yönelimi nedeniyle kur krizine kadar bu durum neredeyse kimseyi rahatsız etmedi.

Makroekonomik göstergeler ışığında ülkenin geleceğini inşa etmek siyasetin odağı olamadı.

Eksen kayması görmezden gelindi.

Yapısal reformları kulak ardı etmek de siyaseten makbul sayıldı.

Kamu gelirlerindeki artış değişim için değil statükoyu diriltmek için kullanıldı.

Gelinen aşamada 2009 yılındakine benzer bir bütçe açığı sorunu ile karşı karşıyayız.

Eksen kaymasını görmezden gelerek bu krizi aşamayacağız.

Ülkede gerçekten de değişim şart.

Ama önce siyasetin değişmesi gerekiyor ki ülkedeki değişim ihtiyacının karşılanabileceğine ilişkin umutlar yeşersin.

İktidarıyla, muhalefetiyle Kıbrıs Türk siyasetinin ciddi bir özeleştiri yapması gerekiyor.

2016 yılına kadar en azından mali yapıyı bozmamak gibi bir kaygı vardı.

Uzun yıllar boyunca hiç gündeme gelmeyen borçlanma metodu maalesef 2016 yılında tekrardan keşfedildi.

Defalarca iç borçlanmaya gidildi.

Günü kurtarma anlayışıyla yapılan bu borçlanmaların faizlerini de halk ödedi.

Geçtiğimiz ay itibariyle kamu çalışanlarına krize rağmen reel artış verilmesi çok ciddi bir hata oldu.

2018 yılında kâğıt üzerinde bütçe fazlası görünse de reel durum oldukça farklı.

Tüm kamu kaynaklarının sadece katı giderlerin finansmanında kullanılması ve devletin sadece maaş ödeyen bir yapıya dönüştürülmesi ekonomi açısından son derece sakıncalı bir durum…

Yanlış maliye politikaları nedeniyle ülke dar gelirliler için yaşanamaz bir hal aldı.

Şimdi de aylık neredeyse 400 milyon TL’ye varan katı giderleri karşılayabilmek için 2019 Merkez Bankası kâr payı devreye sokuluyor.

Hâlbuki bu kaynağın sadece kamu iç borç faizi ödemek için kullanılması gerekiyor.

2018 yılının kâr payı ile 13’üncü maaşlar ödenmişti.

Bu yıl da yılsonu oluşabilecek olası nakit darlığını aşmak için bu kaynağın kullanılması gündeme gelebilirdi.

Ancak biz yılsonunu beklemeden bu kaynağın önemli bir kısmını yılın daha ikinci ayında kullanmış olacağız.

Çekirge bir sıçrar, iki sıçrar, üçüncüde yakalanır.

Bu şekilde günü kurtarmaya çalışarak bir yere varamayacağımız aşikârdır.

Değişimden söz edeceksek mali yapıyı bozmayı değil düzeltmeyi öngörmeliyiz.

Bunun için de zor kararlara imza atabilecek güçlü bir siyasi iradeye gereksinim duyuluyor.

Ülkede kriz yokmuş gibi davranarak gemiyi daha fazla yüzdüremeyeceğiz.

Kamu Görevlileri Yasasındaki değişikliklerle kamunun verimliliğinin artacağı muhakkak…

Ancak bugünün önceliği verimliliği artırmaktan öte harcamaları azaltmaktır.

Yılı çıkarabileceğimiz koşulları yarattıktan sonra eğer tüm bu yaşananlardan gerekli dersleri alıp yapısal düzenlemelere yoğunlaşabilirsek ne ala.

Ancak kamunun günübirlik harcamaları için geleceğe ait bir kaynağı kullanmak adeta topluma Rus ruleti oynatmak gibi bir şey…

Biran evvel hükümetin kendi geçirdiği bütçedeki açıkları ne şekilde kapatacağına ilişkin halka somut bir program sunması gerekiyor.

Aksi takdirde spekülatif söylemler arttıkça artacak ve öngörülen birtakım değişim hamleleri için siyasi ortam da oluşamayacaktır.

28/02/2019 10:03
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Birikim Özgür, haber, kıbrıs
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.