ad

Her Alanda Kamunun Kurumsal Kapasitesini Artırmak Zorundayız

ads
08/02/2019

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


KIBTEK’te kurum zarar ederken sabit giderlerinin artmasına vesile olan yanlış bir karara imza atıldı.

Oluşan ilave yükün miktarı üzerinden savunma yapılıyor.

“Herkes elini eşit şekilde taşın altına koyacak” denilen bir dönemde ilkesizlik KIBTEK’in tartışılmasına vesile oluyor.

Sayılar, miktarlar konuşulacaksa şeffaf bir şekilde Toplu İş Sözleşmesi kamuoyu ile paylaşılmalı.

Karşılaştırmalı tablolar üzerinden tartışma devam etmeli.

Eşitlik ilkesi ışığında değerlendirme yapılmalı.

Eşitsizliklerin ya da “müktesep haksızlıkların” bütün ahlaki ve insani değerleri ortadan kaldırdığı çok zor koşullardan geçmekteyiz.

Gerçekten üzücü bir durum bu…

Dün üç sendika başkanı peş peşe açıklamalar yaptı.

Dün ve bugün meseleyi fırsata dönüştürüp kişilere saldırarak egosunu tatmin etmek veya belki de cebini doldurmak üzere kalem oynatanları bir tarafa bırakıyorum.

Belli ki birileri gerginlikten ve kamplaşmadan medet umuyor.

“Biz böyle iyiyiz” mesajı veriliyor.

“Halk yüksek maliyetler altında ezilirse ezilsin ama kurulu düzen aynen devam etsin” deniliyor.

Birileri de “kurumlarımızı iyi yönetmeliyiz” diyeceği yerde durumdan vazife çıkarıp meseleyi saçma sapan noktalara çekmeyi marifet sayıyor.

Bu düzen yıkılacak.

Ya kontrollü bir biçimde halkın ve ilgili tüm diğer kesimlerin mağduriyet yaşamayacağı biçimde yıkılacak ya da başımıza yıkılacak.

Bunun kararını verecek olan da faturasını ödeyecek olan da biz bireyler değil sorumlu mevkilerdeki siyasiler olacak.

Gelişmiş ülkelerde enerji alanında kamu sektörü nasıl yapılanmışsa burada da yapı bu çerçevede şekillenecek.

Bu süreçte birileri bedel ödeyecekse ödeyecek, yanacaksa yanacak.

Aydınlığa çıkmanın başka da bir yolu yoktur.

Sadece enerji alanında değil eğitim alanında da geleceği şekillendirme konusunda sıkıntılarımız vardır.

Dün Şener Elcil “açıklamasında” Cemal Özyiğit’e “Netkent Üniversitesi’nin iznini iptal et” diye çağrıda bulundu.

Dünyada uzaktan eğitime ciddi bir yönelim söz konusudur.

Bizim de bir biçimde buna adapte olma zorunluluğumuz vardır.

Netkent bu yönüyle özel bir projeydi.

KKTC devleti bu projenin akıbetini belirlemek için üzerine düşenleri yaptı.

“Mütevelli heyetinde Birikim Özgür de yer alıyor” diyerek Elcil birtakım imalarda bulunuyor.

Ömrü hayatımda kendim için, ailem için, çalıştığım herhangi bir kurum için veya herhangi bir yurttaş için devletten en ufak bir ayrıcalık talep ettiysem namerdim.

Bir süre Netkent Üniversitesi rektörlüğünü Hasan Bülent Kahraman yürüttü.

Ben de rektör danışmanı olarak projelerine katkı yapmaya çalıştım.

Sadece bir kez Başbakanı bir kez de Eğitim Bakanını ziyaretlerinde heyetinde yer aldım.

Bir kez de Eğitim Bakanı ile bürokrat ekibinin de bulunduğu bir ortamda görüştüm.

“Yasal zeminde bu üniversitenin akıbeti netleştirilmelidir” dedim.

Başbakan da Eğitim Bakanı da devletin bir sorununa dönüşen bu meseleyi ustalıkla ele aldılar ve gereğini yaptılar.

Günün sonunda şöyle bir durum ortaya çıktı:

Türkiye Yükseköğretim Kurulu (YÖK) uzaktan eğitim konusunda farklı bir strateji izliyor.

YÖDAK’ın henüz yeterli kurumsal kapasiteye ulaşamadığı ve örgün eğitim veren üniversitelerin dahi yeterince denetlenemediği koşullarda belli ki bir uzaktan eğitim üniversitesinin KKTC’de konuşlanmasının sakıncalı olacağı şeklinde bir düşünceleri var.

Türkiye’ye insan yetiştirileceği için YÖK ile bu konuda papaz olunamayacağına göre KKTC açısından konu siyaseten netleşmiş durumdadır.

Sağlıklı olan Türkiye’de geliştirilen uzaktan eğitim stratejisini yakından takip edip üniversitelerimizin kaliteye yoğunlaşmasını sağlamak ve süreç içinde dünyadaki yönelimleri de takip edebileceğimiz kamusal kapasiteyi biran evvel oluşturmamızdır.

YÖDAK ile üniversite arasında devam eden davalar var.

Üniversitenin ara emri başvurusunu Mahkeme kabul etti.

Şener Elcil iki büyük yanılgı içerisindedir:

1) Eğitim Bakanının mahkeme süreci devam eden bir konuya müdahil olması sıkıntıyı sadece büyütür.

2) Sanmıyorum ama konuya duyarlılığı bireylere beslediği husumetten kaynaklanıyorsa da mahkeme süreçlerine müdahale eder pozisyona düşmek yerine kendine başka bir oyuncak aramalı çünkü benim bu üniversite ile sözleşmem hitam bulmuş durumda.

Gerek enerji alanında gerekse yükseköğretim alanında yaşanan tüm bu gibi sorunların kökeninde dünyadaki gidişata göre kendi yapımızı iyileştirme noktasında yaşamakta olduğumuz kapasite sorunu yatıyor.

Ve maalesef biz günübirlik çıkar kavgaları içinde YÖDAK’ı geliştirmeye ya da enerji alanını yönetecek bir kamusal kapasite yaratmaya odaklanmak yerine bambaşka noktalara savruluyoruz.

Torbaya doldurulmuş kediler misali birbirimizin gözünü çıkarmakla meşgulüz…

08/02/2019 12:12
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.