HABER KIBRIS

ad

Muhalefetin Vergi Tinyozluğu

ads
06/02/2019

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


2018 yılının ikinci yarısının ikinci 3 aylık döneminde hükümet eşel mobil uygulamasını durdurdu.

Burada maksat enflasyon oranındaki yükseliş yönelimi devam edecek olursa Ocak 2019 itibariyle kamu harcamalarının aşırı büyümesinin önüne bir set çekmekti.

Temmuz 2018’de % 2,26 artan fiyatlar kur krizinin etkisiyle Ağustos 2018’de % 8,42 artmıştı.

Eylülde ayındaki artış ise % 6,2 olmuştu.

Hükümet çareyi yılın son üç ayı için eşel mobil uygulamasını durdurmakta buldu.

Ne var ki bu 3 aylık dönemde dövizin düşüşüne bağlı olarak enflasyon eksilerde çıktı.

Ekim 2018’de fiyatlar % 1,58 artarken Kasım ve Aralık aylarında sırasıyla % 1,60 ve % 1,49 düştü.

Günün sonunda hükümet kamu çalışanlarına enflasyonun da üzerinde reel artış vermiş oldu.

Çalışanlar açısından düşünüldüğünde moralleri düzelten, tüketim alışkanlıklarının devam ettirilmesini mümkün kılan güzel bir gelişme.

Yaşam standartlarının iyileşmesi için sistemi değiştiremediğimiz müddetçe her bir zümre ve hatta her bir birey kendi yaşam standartlarını en azından muhafaza etmek üzere siyaseten konumlanacak.

Bu insan doğası gereğidir.

Çalışanlar için güzel olan bir şey illa ki sistem için de güzel olmayabilir.

Nitekim en temel makroekonomik göstergelerden birisi olan enflasyonla mücadelede bu hadisenin pozitif değil negatif etkisi olmuştur.

Ücret-enflasyon sarmalına girilmiş, toplam tüketim kamu eliyle desteklenmiş ve fiyatların olduğu yerde kalması için bir politika uygulanıyormuş gibi bir durum ortaya çıkmıştır.

Hâlbuki devletin görevi enflasyondaki düşüşün kalıcı olması ve en azından eski seviyesine düşene kadar negatif etki yaratacak uygulamalardan uzak durmaktı.

Belli ki hükümet eşel mobil uygulamasını yap-boz tahtasına dönüştürmemek adına krizin içinde gelişen bu absürt durumu hasıraltı etmeyi yeğledi.

Sendika yetkilileri % 15 artışa razıyken % 19,88 artış karşısında şaşırdı hatta bu gelişen hadiseyi sosyal medyada tiye alan açıklamalar dahi yaptı.

Günün sonunda bu artış maaşlara yansıdı.

Ve bu yasa ile düzenlenen bir konu olduğu için yapılmak zorundadır.

Örneğin “yüksek maaş alanlara bu oranın altında, düşük maaş alanlara bu oranın üzerinde artış yapacağım” diyemezsiniz.

Derseniz de yasayı değiştirmeniz gerekir.

Hükümet eşel mobil ile ilgili hadiseyi derinleştirecek şekilde yasal düzenleme yapmak yerine bu artışın vergi adaletini daha da bozmayacağı koşulları oluşturmaya ağırlık verdi.

Bir siyasi tercihte bulunmuş oldu.

Kamuda yüksek maaş çekenlerin vereceği vergiyi yükseltti.

47/2010 sayılı yasa ile istihdam edilen kamu çalışanları ile özel sektörde çalışan düşük maaşların vereceği vergi oranını düşürdü.

Gelir Vergisine tabi ücret geliri dışında gelir elde edenlerden 2018 ve önceki yıllara göre daha düşük oranda vergi alınmasını öngördü.

Sene başındaki asgari ücretin vergiden muaf kalmasını sağladı.

Bunun için Gelir Vergisi Yasasının 12’inci maddesindeki kişisel indirim miktarı artırılarak verilecek vergi miktarı düşürüldü.

Yasanın 52’inci maddesi düzenlenerek matrah hesaplamalarına bir açılım getirilerek vergi miktarı düşürüldü.

14’üncü maddedeki düzenleme ile de özel indirim miktarı azaltılarak yüksek maaşlarından daha yüksek oranda vergi alınması sağlandı.

“Eşel-mobil ile ilgili gelişen hadiseyi açıkla” deseniz yarısından fazlasının meseleden bihaber olduğu anlaşılacak muhalefet milletvekilleri vergi uygulamalarının anlaşılmasının zor olmasını kendilerince bir siyasi fırsata dönüştürmeye çalışıyor.

Bu çok çirkin ve bir o kadar da yanlış bir siyaset tarzıdır.

Muhalefet milletvekilleri örneğin “kamu gelirleri bu vergi düzenlemeleri nedeniyle azalacak” demiyor.

Böyle bir eleştiri meşru olabilirdi.

Çünkü gerçekten de hükümetin bu düzenlemeleri kamu gelirlerini olumsuz etkileyebilir.

Ancak “asgari ücretlilerden de vergi alınacak” iddiası gerçek dışıdır.

Dün de UBP Genel Sekreteri Hasan Taçoy popülist bir açıklama ile konuya balıklama daldı.

“Emeklilik teşvik ediliyor” dedi.

Özel indirimin azaltılmasını eleştirdi.

Yani, “benim ve bana akıl hocalığı yapan müşavirlerimizin vergisini niye artırdınız ey gafiller?” diye hesap sordu.

Aynı efendiler Sayın Tatar’ın maliye bakanlığı döneminde niye Sayın Taçoy’un iddia ettiği ideal düzenlemeleri hayata geçirmemişti?

Hadi dün dünde kaldı diyelim.

UBP yetkilileri çıkıp net olarak desin ki;

“Biz hükümete gelince bu anomaliyi düzelteceğiz ve yüksek maaşlılardan daha az vergi alınmasını sağlayacağız, emekliliğin teşvik edilmesine bir son vereceğiz”.

Diyemiyorlarsa, sussunlar, kafa karıştırarak bulanık suda balık avlamayı marifet görmekten vazgeçsinler.

Çünkü bir ülke tinyozlukla değil akılla yönetilirse hayır edebilir…


Bu habere tepkiniz:
TAGS: birikim özgür
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.