Öğrenciler günü hangi gün kutlanacak bu ülkede?

ads
24/11/2019

ads

Birikim Özgür Birikim Özgür


Türkiye’de 1981 yılından itibaren her yıl 24 Kasım Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor.

Bütün dünyada ise UNESCO’nun kararı ile 5 Ekim’de Dünya Öğretmenler Günü kutlanıyor.

24 Kasım 12 Eylül askeri darbesinin bir ürünü.

Evrensellik ilkesi ve darbe karşıtlığı nedeniyle 24 Kasım yerine 5 Ekim’de kutlama yapılması gerektiği yönünde görüşler var.

Bugün 24 Kasım.

Öğrenciler içtenlikle öğretmenlerinin gününü kutluyor.

Öğretmenler unutulmadıkları için mutlu oluyor.

Önemli olan da bu değil mi?

21’inci yüzyılda öğrenme bambaşka bir hal aldı.

Teknolojinin bunda büyük etkisi var.

Teknoloji denilince akla hemen bilgisayarlar, tabletler, cep telefonları geliyor.

Ancak tüm bu yeni teknolojik olanaklar öğretmenler ve öğrenciler tarafından öğrenmeyi kolaylaştırmak için doğru kullanıldığı zaman eğitim açısından bir değer taşıyabiliyor.

Bu yüzyılda öğretmenlerin işi daha zor…

Öğrenmeyi kolaylaştırmak için en uygun öğrenme ortamlarını hazırlamaları gerekiyor.

Başka toplumlarda, başka okullarda ya da başka öğretmenlerce yeni olanaklar en etkili şekilde kullanılırken siz 20’inci yüzyıl yöntem ve araçlarıyla yol almaya çalıştıkça ortaya ciddi bir performans farkı çıkıyor.

Onların öğrencileri öğrenme çıktılarına sizin öğrencilerinizden daha fazla yakınlaşıyor.

Siz kötü öğretmen, okulunuz kötü okul, toplumunuz geri kalmış toplum pozisyonuna düşüyor.

Ne öğretmen ne okul ne de toplum rekabet gücünü yükseltip varlık mücadelesini ileriye taşıyabiliyor.

Gelişmiş ülkelerde bu işin üstesinden gelebilmek için dijital öğretmen ve dijital öğrenci standartları oluşturuluyor.

Eğitim bakanlıklarının görevi bu: Standartlar oluşturup okulların ve öğretmenlerin gelişimini desteklemek.

Öğretmenler artık konu bilgilerini, öğrenme ve öğretmeyle ilgili kapasitelerini ve teknolojiyi gerek sınıf ortamlarında gerekse de sanal ortamlarda en etkili şekilde kullanarak öğrencilerinin öğrenme, yaratıcı olma, yenilikçi olma gibi yönlerden gelişimini sağlayacak tecrübeler yaşamasını desteklemek gibi bir görevle karşı karşıya.

Biz dünyada yaşanan bu hızlı sürecin neresindeyiz?

En son söylenecek şeyi en başta söylemek işimizi kolaylaştırabilir:

Eğitim sistemi topyekûn değişmek zorunda.

Bunun için de kamuda topyekûn değişim şart.

Gelişim için standart oluşturma ve benzeri şeyleri konuşabilmek istiyorsak öncelikle kamunun düzenleme ve denetleme yapan bir yapı olması gerektiğini siyaseten içselleştirmemiz gerekiyor.

Ancak o zaman eğitim sisteminde değişimi düzgün bir zeminde tartışabileceğiz.

2018 seçimlerinden önce “BRTK aynen BBC’nin yaptığı gibi kaynaklarının yarısını prodüksiyona ayırabilmelidir” dedim diye bir grup BRT çalışanı seçim süresince partimden hesap sormuştu.

Hâlbuki partinin seçim manifestosunun ilk satırı kamuda verimliliği artırmaktı, ana sloganı da “üreten yok olmaz” idi.

Eğitim alanındaki sendikalar da özünde benzer kaygılarla değişim fikrine gereken desteği veremiyor.

2020 Mali Yılı Bütçe Yasa Tasarısında eğitime ayrılan bütçeyi incelediğimiz zaman öğretmenlerimizin neden 21’inci yüzyılın gerektirdiği şekilde öğrencilerin öğrenme ve yaratıcı olma özelliklerini destekleyip onları yeterince harekete geçiremediğini anlamak çok da zor değil.

Milli Eğitim ve Kültür Bakanlığı 2020 bütçesi 1.018.182.400 TL olarak belirlendi.

Toplam bütçenin yüzde 11,55’i.

Başka da bütçeden yüzde 10’un üzerinde pay alan bakanlık yok.

Kültür Dairesi, Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları ve Devlet Senfoni Orkestra ve Korosu bütçeleri hariç tutulduğunda eğitime toplamda yine 1 milyarın üzerinde bütçe tahsis edildiği görülüyor.

Eğitime ayrılan bütçenin yüzde 85,11’i personel giderlerinden oluşuyor.

Mal ve hizmet alım giderlerinin payı yüzde 7,5.

Mal ve hizmet alım giderlerinde aslan payı yüzde 4,1 ile taşımalı eğitimin.

Diğer bir deyişle eğitim bütçesinin sadece yüzde 3,4’ü ile eğitim nitelikli işler için mal ve hizmet alımı gerçekleştirilebilecek.

Bütçenin yüzde 6,07’si cari transferler.

Aslan payı yine yüzde 4,1 ile yükseköğrenim burslarının.

İlköğretim ve ortaöğretim dairelerinin bütçelerinde cari transferler yüzde sıfır düzeyinde.

Eğitim bütçesinin sadece yüzde 1,32’si yatırımlara ayrılmış.

Bunun yaklaşık yarısı okulların tamiri, dörtte biri de kitap alımı için kullanılacak.

Sözü çok uzatmaya gerek yok aslında.

Eğitim yatırımlarına ve 21’inci yüzyılda öğrenme çıktılarına daha yüksek oranlarda yakınlaşmamıza katkı sağlayacak niteliksel işlere daha fazla bütçe ayrılması gerekiyor.

Bu tespiti duyar duymaz “öğretmen maaşlarını azaltalım deniliyor” hissine kapılmak ve hiddetlenmek normal bir insan davranışı sayılabilir.

Ancak kaynakları daha etkin ve verimli kullanma prensibi çerçevesinde geleceği planlarken katı tutumlara da hapsolmadan bir şeyler yapılması gerektiği gün gibi ortada.

Çünkü eğitim sistemi iyi yönetilemediği zaman;

1) Öğretmenler evrensel standartlar ışığında mesleğini icra edemiyor.

2) Kamu okullarımız özel okullarla rekabet edemiyor.

3) Öğrenciler günün gerektirdiği şekilde eğitim hizmeti alamıyor ve dünyalı gibi yetişemiyor.

4) Hepsinin toplamında Kıbrıslı Türklerin varlık mücadelesi erozyona uğruyor.

Öğretmenler günü 24 Kasım mı 5 Ekim mi?

Öğretmenlerimizi yılda bir kez değil her gün hatırlayalım ve kutlayalım.

Borcumuzu yine de ödeyemeyiz.

Ama şu soruyu da soralım:

Öğrenciler Günü hangi gün kutlanacak bu ülkede?

24/11/2019 17:48
ad

Bu habere tepkiniz:
TAGS: Öğrenciler günü hangi gün kutlanacak bu ülkede?, haber, kıbrıs,
MANŞETLER

HK Birikim Özgür

© 2019 Digihaber Portal Services Ltd. Haber Kıbrıs.