Bir Devlet Tiyatro
27/03/2024
Rasıh Reşat
Trafik konusuna devam edeceğiz demiştik ama araya 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü girdiği için o işe yarın ya da sonraki günlerde bakacağız.
Bir Demet Tiyatro, 1997 ila 2007 yılları arasında bizi ekrana bağlayan ve Olacak O Kadar Televizyonu sonrasında Türkiye’de komediyi bir başka boyuta taşıyan muhteşem bir tiyatro/televizyon yapımıydı. Zaten oralarda yer alanlar daha sonra Türk sinema ve tiyatro alanında efsaneleştiler ve hala komedi yapımlarının yükünü çekiyorlar. Yılmaz Erdoğan, Necati Akpınar ile birlikte Beşiktaş’taki, önündeki kokoreççiden veresiye karnımı çok doyurduğum, Mıstık Sineması’nı, Beşiktaş Kültür Merkez haline getirince işler zaten değişti ve ilerledi. ‘Otogargarayı’ orada izlediğimi hatırlıyorum.
Buraya nereden geldik? Ha yazının başlığından. Bir Demet Tiyatro’yu, Bir Devlet Tiyatro yaptım. Kimse de beni devlet düşmanı ilan etmeye kalkmasın.
KKTC Devlet Tiyatrosu ben şimdi Kıbrıs Medya Grubu’nun taşındığı binada faaliyet gösteren Birinci Medya Grubu ile Hürriyet Gazetesi işbirliği ile kurulan Hürriyet Kıbrıs’ta mesleği icra ediyordum. Yıl 1999 idi. Daha bir iki hafta önce evlenmiştim.
Şimdilerde MOD Kafe’nin sahibi İbrahim Erben’in Renault 5 arabasına, Renault firmasının tavsiye etmediği kadar sayıda insan binilmiş ve yangın haberine gidilmişti. Yanlış hatırlamıyorsam İbo’nun fotoğrafı ön sayfamızı süslemişti. Haberi de yanlış hatırlamıyorsam şimdilerde Cumhurbaşkanı Müzakerecisi Güneş Onar yazmıştı. Evet Güneş gazeteciydi. Hem de iyi bir gazeteciydi. Ferdi Sabit Soyer o dönemde bu yangının bir sabotaj olduğunu düşündüğünü bizzat bana söylemişti. Tartışma günlerce aylarca devam etmişti.
Akabinde, her seçimde her siyasi parti seçim manifestolarına bu yanan sahneyi yeniden kuracaklarını vadetmişler. Her hükümet programına girmiş ama her siyasi parti de bu süreç içerisinde ama uzun ama kısa iktidara gelse de bu gerçekleşmedi. Kıbrıs Türk Devlet Tiyatroları tam 25 yıldır sığıntı, yancı gibi sağda solda tiyatro yapıyor.
Devlet erkanı her önemli günde, her dini ya da milli yıldönümünde, her mantıklı mantıksız günde açıklamalarla bizi boğarken, Dünya Tiyatrolar Günü söz konusu oldu mu biraz sus pus olur. Son derece de normal. Pek, hatta hiç yüzleri yok çünkü.
Açıklama yapan da, basın danışmanı öyle uygun gördüğü için yapmıştır diye düşünürüm.
Shakespeare kadar adı duyulmamış olsa da İngiliz üniversitelerinde adına edebiyat dernekleri kurulan William Hazlitt, ‘Tiyatrosu olan bir ülkede kötülükler, çirkinlikler, yanlışlıklar sürüp gitmez’ demiş.
Bu lafı okuyunca bugünlerde yaşadıklarımız da normal sanırım. Kötülük, çirkinlik ve yanlışlık bir türlü ülkemizden ayrılıp gitmiyor. Tiyatromuz yandı ve yerine yenisi 25 yılda inşa edilmedi diye olabilir mi acaba?
25 yıl önce yanan bir tiyatroyu, 25 yılda inşa edememişsek, tiyatronun kendisi biziz. Bunca yıldır yanlış ve kötü yönetilen devlet de tiyatrodur. Ya da tiyatro haline getirilmiştir.
- Evet sevgili Cenk, yine bir veda....
- CTP yankı odasından çıkıyor sanki
- Bir türlü Yeniden Dövüş Partisi olmuyor
- Bugün başka yürüyüşüm var Serhat’ım
- Şenkul, tabela, Kızılyürek ve Dilan Polat
- Yolsuzluk algımız yüksek ama eksik
- AAA Plaka yakın gibi duruyor
- Böyle savaş mı olur kardeşim?
- Müsaadenizle...
- Diplomagate sonrası akademik gaza gelme duygusu
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































