Sin da gülle geçsin
13/03/2024
Rasıh Reşat
Dün önüme çıktı, yeni midir yoksa eskiden mi çekildi bilmem ama çok severek ve acı acı gülerek izledim.
Çok büyük bir kısmı uzaktan uzağa da olsa çalışmaktan son derece keyif alıp, çok şey öğrendiğim Yılmaz Özdil’in bir videosunu izledim. Kaydettim bir daha izledim. Sonra bir daha.
Yılmaz Özdil Türk toplumunu atasözleri üzerinden nefis bir şekilde değerlendirmiş. Sosyologlara, sosyoloji profesörlerine neredeyse dur şunda dedirtecek basitlikte ama doğrulukta sosyolojik analiz.
Yılmaz Özdil’in vardığı sonuç ise son derece basit ana yine doğru ‘Toplum neyse siyaset de odur’
Türk toplumunun, ‘bir elin nesi var, iki elin sesi var’dan ‘Nerde çokluk orada bokluk’a ne kadar çabuk geçebileceğini anlatıyor. Ya da ‘İyi insan lafının üstüne gelir’den, ‘İti an çomağı hazırla’ya da çok hızlı dönüşebileceğini de ifade ediyor.
‘İyilik yap denize at’ ile ‘iyilikten maraz doğar’ arasında bir milimetre olduğunu çok güzel anlatıyor. ‘Dost kötü günde belli olur’ ile ‘Düşenin dostu olmaz’ aynı toplumun atasözü değil mi diye de soruyor, sorguluyor.
Daha çok atasözü var. Bulun izleyin bayılacaksınız.
Geçen gün haddimi aştım ve bir şiir yazdım.
‘Adına şiir bile denemez ama güzel’ diyen eleştirmenim bile oluştu. Benim şairane yeteneğimi kıskandığı için değil, bir daha böyle bir faciaya neden olup adına şiir dememi istemediği için böyle söylediğini düşünüyorum. Neticede şiir yaşamımın sonunu getirdi ama bu ilk denemem ona rağmen tedavüle girmiş oldu.
O şiirde, bal tutanın parmağını yaladığı, ya da beni sokmayan yılanın bin yaşaması gerektiğini düşüncesinin hakim olduğu sürece bizden bir şey olmayacağını ifade etmiştim. Devletin malının deniz yemeyenin domuz olduğu ya da minareyi çalanın kılıfını çok güzel hazırladığı bir ortamda hayır etme şansımızın çok az olduğunu yazmıştım.
Yılmaz Özdil kadar güzel ifade edemesem de, toplumun aynı toplum olduğunu üstadım ile aynı perspektiften gördüğümüzü bilmek delirmemek için azalan nedenlerim arasında giriverdi.
Dönelim bizim topluma ve sadece bugünlerde değil, çok uzun zamandır yaşananlara nasıl tepki verildiği ile bize özgü atasözüne.
Yahu ortalık allak bullak olmuş. Güya kültüründen bize bulaşmasıyla övündüğümüz İngiltere’nin veliaht prensesi, aile fotoğrafına photoshop yaptığı için halkından açıkça özür diliyor, Başbakan ofisinde çalışma arkadaşlarıyla covid döneminde içki içti diye milletvekilliğinden istifa ediyor. Peki bize ne oluyor? Özür dileyen ya da istifa eden oluyor mu? Hayır tabi ki.
Sadece bize özgü olan, Türkiye’de herhalde bir muadil olan ama şimdi bilemediğim ancak ölü taklidi yaparak fırtınanın dinmesini beklemek anlamına gelen ata sözü devreye giriyor.
‘Sin da gülle geçsin’
- Evet sevgili Cenk, yine bir veda....
- CTP yankı odasından çıkıyor sanki
- Bir türlü Yeniden Dövüş Partisi olmuyor
- Bugün başka yürüyüşüm var Serhat’ım
- Şenkul, tabela, Kızılyürek ve Dilan Polat
- Yolsuzluk algımız yüksek ama eksik
- AAA Plaka yakın gibi duruyor
- Böyle savaş mı olur kardeşim?
- Müsaadenizle...
- Diplomagate sonrası akademik gaza gelme duygusu
- TÜM YAZILARI için tıklayınız














































































































































