Advertisement

Advertisement

‘Öksüz Atlar Ülkesinde’ - Bizim bir hikayemiz

YAYIN TARİHİ:
Haberi dinle
Butona tıklayın: oynat / duraklat
Hazır
ads ads
05/02/2024


Rasıh Reşat Rasıh Reşat


16 Ocak günü alıp imzalatmıştım. Ha bugün ha yarın. Ha şimdi ha birazdan derken. Geçtiğimiz Cumartesi akşamüzeri elime alabildim.
Başlayayım bari bakalım nasıl gidecek dediğiniz, sonra da elinizden bırakamadığınız ve son sayfasını çevirdiğinizde de ‘Neden bitti’ dediğiniz kitaplar olur ya, ‘Öksüz Atlar Ülkesinde’ işte öyle bir kitap. 
Roman diyesim geliyor çünkü öyle bir tadı var ama değil. Biyografi diyesim var çünkü öyle bir içeriği var ama o da değil. Son derece hoş ve sürükleyici farklı bir tür. 
‘Öksüz Atlar Ülkesinde’ için bir tarih kitabı da diyebilir, bir biyografi de diyebilir,  hatta Başaran Düzgün ve ailesini tanımasan, Kıbrıs ile ilgili hiçbir bilgin de yoksa rahatlıkla bir Roman da diyebilirsiniz. Okuruna göre türü şekillenen bir kitap olması bakımından de ilginç. 
Kaleme alınış biçimi le ilgili bir şey söylemek lazım. Belli ki yazar süreç içerisinde yazdıklarını bir türü beğenmemiş, oturtamamış, hikayenin akışında mükemmeliyetçiliğinin getirdiği kişisel arıza nedeniyle arızalar bulmuş. Bu nedenle  yazarken bölümlerin arasına ara bölümler serpiştirmiş.  Ve bunu ‘ara bölüm’ diye de açık açık belirtmiş. Bence çok şık ve şeffaf olmuş.  Bununla beraber hikayeye girip sürüklenmek açısından okuyucuya çok yardımcı olmuş bu ‘ara bölümer. Çok sevdim yani.  
Sürüklenmek dedik ya, resmen sürüklendim. Cumartesi akşamüzeri başladığım ‘Öksüz Atlar Ülkesinde’yi Pazar günü öğleden sonra bitirdim. ‘Bir nefeste’ dedikleri gibi. 
Çok şeyler yazmak isterim hikaye ile ilgili ama henüz okumamışlara ‘okuyun tavsiyesi’ verirken, ‘esas oğlana şu olur, sonu da şöyle biter’ diye anlatıp sonra da bir filmi tavsiye etmek gibi bir şey olur. 
Ama şunu rahatlıkla söyleyebilirim.
‘Öksüz Atlar Ülkesi’ bizim bir hikayemizdir. İsimler, yerler, öyküler hep tanıdıktır. Zaman zaman gözünüz yaşarır, zaman da ‘Demeeek’ diyerek kafanızda bazı parçaların yerine oturduğunu hissedersiniz.
Ayrıca kompakt bir tarih dersidir. Bizim ve yakın coğrafyanın önemli gelişmelerinin etkisinin bir garibanda nasıl kesiştiğini anlatırken, Kıbrıs’ın ne denli önemli bir yer olduğunu bir kez daha hatırlatıyor.  
Kısacası, okumadan bir şey yazmak ya da paylaşmak istemedim. Okudum ve iyi ki okumuşum. Size de ‘Okuyun’ derim. 
Beline taş bağlayıp, kıçını masasının önüne oturtup bir kitap üretenlere büyük saygım vardır. Bu bir disiplindir. 
Onu yaparken, böylesine güzel bir ürünü ortaya çıkarabilenlerin hem disiplinine, hem yeteneğine hem de edebi dünyasına daha da büyük saygı duyarım. Eline sağlık Başaran Düzgün. Harika bir şey olmuş.

YAYIN TARİHİ:
Habersiz kalmamak için Telegram kanalımıza katılın
ad ad
TAGS:
MANŞETLER

HK Rasıh Reşat

Advertisement
© 2024 Haber Kıbrıs Medya Danışmanlık ve Matbaacılık Ltd.